Özgeçmiş

1973’te Suriye’nin Sarâkib şehrinde doğdu. 1994’dan bu yana on şiir kitabı yayımlandı. Şiirinden seçmeler yayım aşamasında. Pek çok edebiyat ve şiir ödülü aldı. 2019’dan bu yana Syria TV’de, Damâir Muttasile (Birleşik Vicdanlar) adlı kültür programını hazırlayıp sunuyor.

Arapçadan çeviren: Mehmet Hakkı Suçin
Ve Sevdikçe Yaşayacağız

Yaşadıkça seveceğiz ve sevdikçe yaşayacağız
Yazmaya devam edeceğiz hayat duvarlarına
Daha yolumuz var yeşil günlere
Umutsuzluğun tarlalarına ayaklarımızı dikeceğiz
Mesafeler ve çimler yeşerecek ayaklarımızın altında
Çocukların gülüşünü çizeceğiz ki gülsün çocuklar
Şehirlerden ve köylerden aman dileyeceğiz
Kilometre taşları yerine kalplerimiz götürsün diye bizi onlara
Yaşadıkça seveceğiz
Ve sevdikçe yaşayacağız

Dönüşün hasretini taşıyacağız içimizde deniz yolculuklarında
Güvercinin yazın gözyaşımıza konduğunu düşleyeceğiz
Genişleyecek Ay
Belki öldürülecek ağaçlar fakat yine de mümkündür doğum
Bu bir taş olsa bile
Suskunluğun zamanı delip geçen kafileleri olsa da kelimeler
Ölüler savaşacak
Ve halkların ölümünden bir halk dirilecek
Yaşadıkça seveceğiz
Ve sevdikçe yaşayacağız

Sevgilim, göğsünde sıcak nabızlar attıkça
Yüzüm ölmeyecek
Herhangi bir şeyden
Evler kurulacak
Bir düşün tozundan, sokakların eleminden
Adımların azabından
Ayaklarımızın buluştuğu o bir metrede
Bir memleket yaratılacak
Fakat sevgilim kırık ve suskun gözlerin
İsterdim ki kanım kafes olsun gözlerindeki hüzne
Yaşadıkça seveceğiz
Ve sevdikçe yaşayacağız

Seni seviyorum
Denizler birleşince ve nehirler kopunca benden
Seni seviyorum
Şam’da bir yasemin gülünce
Ve bombalar yağınca Bağdat’ın üzerine
Bağdat ki bendendir, tıpkı senin gibi
Öyleyse şarkılar söyleyelim birlikte
Kavga etsin bizimle şarkımız
Sevgilim muhtacız tüm yaralarımıza
Ki yıkansın damarlarımızda yıllanmış zulüm
Yüzüne muhtacım gölgemi görmek için
Bilmek için doğup batacak güneşin varlığını
Öyleyse sevgilim bana gel
Gel ki bulabileyim yönümü
Sevgilim kederin gömleğiyim ben
Gel ki kurtulsun kurtlardan yarının çocukları
Yaşadıkça seveceğiz sevgilim
Ve sevdikçe yaşayacağız.


Yaser Al-Altarsh

Born in 1973 in Saraqib, Syria. Published ten poetry collections from 1994 up to date. Selected works from his poetry is soon to be published. Received many literature and poetry awards. Since 2019, preparing hand presenting a culture program called Damâir Muttasile (Birleşik Vicdanlar – United Consciences) on the Syria TV.

We are Going to Live as Long as We love

We are going to love as long as we live and we are going to live as long as we love
We are going on writing on the walls of life
We have still routes ahead to cover to get to green days
We are going to plant our feet in the fields of hopelessness
Distances and grasses are going to green under our feet
We are going to draw the smile of the children so that they chuckle
We ask towns and villages for mercy
For having them take our hearts there instead of milestones
We are going to love as long as we live
And we are going to live as long as we love

We are going to carry the longing for return during our sea voyages
We are going to daydream that the pigeion perched on our tears in the summer
The moon is going to get enlarged
Maybe the trees are going to kill it, nevertheless the birth is possible
Even it would be a stone
Even though silence has got the words piercing through time
The dead are going to fight
And out of the death of the people, a new people is going to arise from dead
We are going to love as long as we live
And we are going to live as long as we love

My love, as long as the warm pulses beat in my chest
My face is not going to die
Out of anything
The houses are going to built
Out of the dust of a dream, out of sadness of the streets
Out of torment of the steps
On that very meter where our feet meet
A country is going to be created
But my love, I would have loved that
My blood would be a cage for the grief in your eyes
For your broken and silent eyes
My blood would be a cage for the grief in your eyes
For your broken and silent eyes
We are going to love as long as we live
And we are going to live as long as we love

I love you
When seas merge and rivers are broken off me
I love you
When a jasmine does smile in Damascus
And when the bombs are being rained over Baghdad
Baghdad, a city inside me, like you
Then let us sing together
Let our song fight with us
My love, we are in need for all of our wounds
So that let the old-age cruelty be cleansed in our veins
I need your face in order to see my shadow
If so my love, come to me
Come so that I could find my direction
My love, I am the shirt of my sadness
Come so that the children of tomorrow would be kept from wolves
We are going to love as long as we live
And we are going to live as long as we love.

Turkish Translation from Arabic by Mehmet Hakkı Suçin