Özgeçmiş

1963 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Maraş’ta 4 yıl öğretmen olarak çalıştıktan sonra Sütçü İmam Üniversitesine asistan olarak geçti. Aynı üniversiteden 1996’da yüksek lisansını, Hacettepe Üniversitesi’nden 2000 yılında doktorasını tamamladı. Halen Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde öğretim üyesidir.
Mehmet Narlı, 1987 yılından bu yana Dolunay, Kırağı, Kanat, Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Hece, Varlık, Dergah, İtibar gibi dergilerde şiir ve edebiyat eleştirileri; Türk Dili, Türkbilig, İlmi Araştırmalar, Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları gibi dergilerde akademik yazılar yayımlıyor. Narlı, 2007 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından inceleme dalında yılın yazarı ve 2021 yılında Öylece Yeryüzünde kitabıyla Uluslararası Kahramanmaraş Edebiyat Günleri Şiir ödüllerini aldı.

Şiir Kitapları
Öylece Yeryüzünde, Muhit Yayınları, 2020
Ömürlük Yara, İz Yayınları, 2017
Dil Kapısı, Öncükitap Yayıncılık, 2010
Ruhumun Evvelyazıları, Meb, 1998
Çiçekler Satılmasın, Dolunay, 1988

OFİSLER İŞLER VE DİĞER AĞIR ŞEYLER

koca koca adamlar hem erkek hem kadın
yemek yesinler çocuklar okusunlar
arabalar alınsınlar elbiseler biçilsinler
kültürel geziler yapılsınlar için
gidip geldikleri yere ofis diyorlar

rutinler hırslar başarılar yeri
ekonomik çilegah bir nevi ön banka
demek yeterli değildir elbette ofis için
öncelikli arkalıklı çareler
alt sınıflı üst sınıflı kimlikler
doğuran bir yerdir aynı zamanda

herkesin ofisi olmaz fakat
daha kaldırım selvi boyluları
daha al yazmalı evlerden çıkanlar
afiş ve levha seyredenler daha
ölümle iş arasında salınanlar
ofise değil işe giderler mesela

işe gidenlerin bir farkı da
ofisçilerin evde gördüğü
kedileri ve köpekleri sokakta
kuşları ağaçta görmektir
berikiler yaşamakla bitiremez
ötekiler bitirerek yaşar hayatı

bir de gidecek yeri olmayanlar
göğüsleri delinmiş körük misali babalar
çamaşırlarını kaderin bahçesine sermiş anneler
bir haftalık saç örgüsüyle küçük kızlar
içöfke zanaatına çırak yazılan oğlanlar
bakarlar içi boş kumbaraya benzer gözlerle

yok politik bir karşılaştırma değil amacım
noktası bir ucunda şehrin çengeli öbür ucunda
bilimsel bir soruyu cevaplamak niyetiyle sadece
acaba hapishanelerde ve mezarlıklarda
ve meydanlarında şehirlerin
hangileri daha fazla

(MUHİT, Şubat 2022)


Mehmet Narlı

Born in 1963 in Kahramanmaraş. Graduated from the Turkish Language and Literature Department of the Education Faculty, On Dokuz Mayıs University. Following his work as a teacher in Maraş for 4 years, he was transferred to Sütçü İmam University as a research assistant. Completed his master’s degree study at the same university in 1996, and his doctoral study at Hacettepe University in 2000. Currently being a member of the faculty of the department of science and letters, Balıkesir University. His poems and literary reviews appeared from 1987 on in literary magazines such as Dolunay, Kırağı, Kanat, Türk Edebiyatı, Yedi İklim, Hece, Varlık, Dergah, and İtibar. His academical writings were printed in journals including Türk Dili, Türkbilig, İlmi Araştırmalar, and Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları. Recipient of the writer of the year 2007 award in the field of essay presented by the Writers Union of Turkey. In 2021 he received the International Kahramanmaraş Literature Days Poetry Award with his book entitled Öylece Yeryüzünde – On the Earth Just Like That.

Offices, Works, and Other Heavy Tudy Things

big fellow, as well as man and woman
let them eat, let the children go to their schools
the cars would be bought, the dresses would be but
for having cultural travels
they call where they come and go as an office

the location of routines, ambitions, successes
an economical suffering house, a kind of pre-bank
it’s not a good enough description for sure for the office
preferential and backed remedies
identities with lower and upper classes
there they come into being at the same time

yet not everyone has got their office
still tall ones on the pavement
still the ones coming out of the house with red scarf
still the onlookers at posters and signboards
oscillating between death and business
they go to work for instance not to the office

one of the differences of those who go to work
what office people can see at home
they can see cats and dogs on the street
birds on the tree
first ones cannot put an end through living
whereas the latter would live life by ending it

on top of it, the ones who don’t have a place to go for
fathers like windbag with its chest punctured
mothers spread out their laundry on the garden of fate
small girls with their one-week old braid
boys being laid off for inner rage artisanship
they look with the eyes resembling the empty money-box

no, my purpose is not a political comparison
the dot of the town in in one end, and its hook on the other
only with the intention on replying a scientific question
one wonders which ones are in excess
the ones at the jails or graveyards
or on the squares of the towns