Türkiye
Recep Garip
Türkiye
1956 Tarsus’un Sanlıca köyünde doğdu. Yükseköğrenimini ise İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünde tamamladı. 1982 -1994 yıllarında öğretmenlik ve yöneticilik, 1994-2002 yılları arasında İstanbul Ümraniye ve Eminönü Belediyelerinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü görevlerini yürüten Garip, 22. Dönem Adana Milletvekili olarak Parlamentoda 5 yıl görev yaptı. Alemara, Büyük Akın, Çınar, Pulsuz, Yeni Sıla ve Ay Vakti Dergilerini yayınladı. Ulusal ve Yerel Gazetelerde yazılar yazdı. Yayınlanmış 25 kitabı bulunuyor. 30 yılı aşkın süredir yağlı boya resim çalışmaları ile uğraşan Garip, 30 kişisel resim sergisi açmıştır. Türk Dili, Mavera, İkindi Yazıları, İslami Edebiyat, Düş Çınarı, Yedi İklim, Susku, Hece, Ay Vakti, Dil ve Edebiyat, Aşkın (e)Hali gibi birçok dergide deneme ve şiirleri yayınlanmıştır. Şiir Kitapları: Deprem Sesi, Öğretmen Şiirleri, Irmaklar Akar İçimden, Savaş Türküsü, Mavi Gül, Bir Leyla Düşü, Mavi Türkü.

Eserleri

  • Deprem Sesi
  • Öğretmen Şiirleri
  • Irmaklar Akar İçimden
  • Savaş Türküsü
  • Mavi Gül
  • Bir Leyla Düşü
  • Mavi Türkü

Yağmur

Yağmur, gözlerinden okuyorum haberleri
Ipıslak şehrin sureti durmadan kanıyor
Kanıyor geceye düşen çocuk
Bilmiyor karanlıklarda kaybolduğunu
Geceyi ısıtan ay, üşüten rüzgâr
Çıngıraklı yılana benziyor
Sanki bir şarkı duyuluyor uzakta
Lirik bir faslı segâh, biraz hicaz
İçimi emiyor yarasalar
Şehrin duvarları labirent
Üzülme bu böyle kalmaz elbet
Yağmur yağıyor durmadan
İçim ıslanıyor
Sahi yağmur nereye yağıyor...

Toprakla evleniyor yağmur
Seyru sefa içinde eşya
Eşya yakın, eşya uzakta
Bunu öğrensem asıl
Bir ses duyuluyor içimde
Ta ezelden duyurulan bir ses
Sanki İbrahim’den gelen bir nefes
Yağmur, yağıyor durmadan
İçim eriyor
Sahi yağmur nereye yağıyor

Bir badı saba, bir badı hüzünlü tufan
Rüzgârgülüm kayıp, ne ayıp
İçimden geçiyor delirmiş taylar
Bir baksana eskimiş baylar
Ne ayna, ne tarak
İnsan yüzü su kadar berrak
Tarihin kalbinden geliyor yalın ayak
Soylu atlara benzer şiir, göklerde bayrak
Kehkeşanlar, harap hanlar, gazelhanlar
Tophanede yangın, sanki geliyor baharlar
Bu ne haldir Bağdat’tan esen rüzgâr
Bu ne vahşet Halep’te ağlayan var
İçime işliyor şu yağmur
Kalbim hep Kudüs’le bahtiyar
İçimde deprem büsbütün tufan
Sahi yağmur nereye yağıyor