Türkiye
İsmail Kılıçarslan
Türkiye
Şair, yazar, editör ve TV-film yönetmen. Ankara’da doğdu. Hece, Yedi İklim, Kaknüs, Kırkayak, Fayrap, Kırklar ve İtibar dergilerinde şiirleri yayımlandı. Portakal Turta Bir de Kirpi, Ablam Uzak Ülkede, Amerika Sen Busun ve Gelecek Ve Diğer Meseleler isimli şiir kitapları, Başka Masallar isimli “Büyüklere Masallar” kitabı, Benim Meselem isimli düzyazıları yayımlandı.  Çeşitli radyo ve televizyonlarda programcılık, senaryo yazarlığı, belgesel ve televizyon filmleri yönetmenliği yaptı. Halen Cins Dergisi'nin genel yayın yönetmenliğini yapıyor, Yeni Şafak'ta yazıları yayımlanıyor, TVNET'te Yort Savul isimli bir program yapıyor.  
Tam o sırada 

 

tam o sırada ‘kalk’ dedim kendime, kalk, doğrul ve bir at bul kendine

bozkırın yenik yüzlü çocuklarının bindiği türden bir at, sıradan bir at

dilime gelip bir inşirah yerleşti, dilime gelip birikti bir türkü sonra

‘atı olan el atına biner mi’ diye başlasa ve başlasa başlayacak olan kara halkla

yort savul dedim sonra, yort savul bre köpek duymaz mısın yalın ayaklarımızın

duymaz mısın birbirine vuran nasırlı ellerimizin, duymaz mısın tekbirimizin

sesidir bu: bu gelen benim sesimdir, kork bu sesten, saklan, yort savul ulan

 

tam o sırada bir köprü, karanlık gecenin köprüsü, uzun namluluların köprüsü, tankın

yürüyorlar o esnada, yürüyorlar bunlar nasıl insan, bunlar nasıl, bunlar mermi

‘bunlar mermiyse bunlar da türkiye’ diye bir ses nedense, bir de cıvvv

‘otobüse binse, fotoğrafını çeksek ismet özelin’ diye bir şaka, bir de cıvvv

asfaltın üzerinde on altısında bir kızla gözlerimiz gözlerimizde, bir de cıvvv

benim şimdi Allah’tan gayrısına yok eyvallahım, eyvallah Allah’ım, bir de cıvvv

 

tam o sırada terlikleriyle, allı güllü yasin kitabıyla, pazen eteğiyle bir Türkiye

bim poşetiyle bir Türkiye, palete atılan taş gibi bir Türkiye, sekizinde bir Türkiye

on üçünde, yirmi ikisinde, kırk sekizinde, altmış yedisinde Türkiyeler bu budur

ben nerede bir Türkiye görsem gözlerinden öpesim geliyor bunu söylemiş miydim

öyleyse şunu da: bir sevsen çok alışırsın bu budur, bir alışsan bırakamazsın bu budur

bir kez kadiri halkasına girivermek gibidir ulan, çekirdek çitlemek gibidir bu budur

 

tam o sırada uzaklardan incecik bir ezan sesi, bu cami bu kadar uzak mı köprüye

bu ezan bu kadar yakın mı içimize, hayyael elfelah hayyael elfelah, felah, felah

 

tam o sırada kimse şarkı yazmıyor bize, tam o sırada makarna kuyruğu, tam o sırada

perdelerini sımsıkı kapattığını nasıl anlatacaksın delik ayakkabılara, kana, tere

yüzümüze nasıl, bizim ve çocuklarımızın ve torunlarımızın yüzüne, tam o sırada

 

tam o sırada aldım haberini düşmüş dostlarımın, gök yarıldı, yer delindi tam o sırada

bir ses gelip çarptı, yerleşti üstüne kalbimin: Allahuekbervelillahilhamd, tam o sırada

 

İsmail Kılıçarslan