Türkiye
İnci Okumuş
Türkiye
Şair, yazar, işletmeci. Kahramanmaraş'ta doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni Doktora derecesiyle tamamladı. Hâlen İnşaat sektöründe kurduğu firmada Genel Müdür olarak görev yapıyor. Profesyonel yazı hayatına 1988 yılında başladı. Alanında birçok ödülleri bulunan İnci Okumuş, Hürriyet GAP, Milat vb ulusal gazetelerde makale ve denemeleri; Dolunay, Gençliğin Sesi, Seviye, Milli Kültür, Yeni Ufuk, Güneysu, Külliye, Tebessüm, Harman ve Esma‘ül Hüsna vb kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlandı. Geleneksel Dolunay Şiir Şöleni etkinliklerinin tertip heyetinde yer aldı. Şiir alanında yayımlanmış iki adet ve basılmaya hazır üç adet eseri bulunıyor: Eserleri; Düğün Gönle Kurulur (Dolunay Yayınları 1999), Aşkın Elif Hâli (Kumrum Yayınevi 2013).  
Bir Gecede Yürüdük Asırları
Yandı, göğün karanlığında çıra gibi yürekler
kabul olur şahadet vaktinde dilekler
şehidimi ötelerde Hazreti Peygamber bekler
kalbimizde ki yaralar da bunca kanar mıymış?
doğmamış yavrular da vatan için ağlar mıymış?

Bir gecede yürüdük  asırları baştanbaşa
ne geceler  geçtik hiç durmadan bir gece
ey ölmek için direnen vatan toprağındaki ece!
kefaretinde canların, rüyalar da yanar mıymış?
dirilip kefensiz şehitler, hüzünler de ağlar mıymış?

Battı soluğumuza bir kılçık gibi ihanet sesleri
kurusun o hain  damar, kahrolsun hevesleri
sorma ki ceylan kesilir vurulan yiğitlerin nefesleri
geçip giden öfkeler de semaya çıkar mıymış?
dökercesine ecel teri, topraklar da ağlar mıymış?

Yüreğin mahremini bilen hiç dokunur mu  kutsala?
ömrü abdestsizleri nasıl alsın bu havsala?
ucu çıkmaz yollarda kahrolsun o  yüzleri kara
bir ebabil taşı gibi gökten, yıldızlar da yağar mıymış?
ay yıldızın kanatlandığı, dağlar da ağlar mıymış?

Gel, merhametinden  öpelim şimdi vefalı kalpleri
bir kıyamet içinde kıyama durur korkusuz gözleri
yakın haritaları, son/suz  sınırdan duyulsun ezan sesleri
keskin nişancılar da kendine nişan alır mıymış?
doğmamış evlatlar da şan alır mıymış?

Acıyı acıyla teselli etmek de var mıymış?
titrerken derin sular, topraklar yanar mıymış?
yıkılmaz imanda sabır taşı çatlar mıymış?
hüzün vakitlerinde müjdeler de ağlar mıymış?
gel sorma; acıyı acıyla teselli etmek de var mıymış?