Yunanistan
Edanur İnce
Yunanistan
1998 tarihinde Bursa’nın Osmangazi ilçesinde dünyaya geldi. Babası Bursa’nın yerlisi olan ve annesi Batı Trakya Türklerinden olan Edanur, 4 yaşında doğduğu şehri anne ve babasının ayrılığı yüzünden terk etmek zorunda kaldı ve annesinin asıl memleketi olan Yunanistan’ın Gümülcine kentine yerleşti. Çocukluğunu Gümülcine’de geçiren Edanur, ilkokul eğitimini Kırmahalle Azınlık İlkokulunda tamamladı. Orta ve Lise eğitimini ise Yunan lisesinde tamamlayan Edanur, ortaokul yıllarında yazmaya olan tutkusunu keşfedip, duygularını kâğıda dökmeye başladı. Bastırılmış ve gün yüzüne çıkmamış duygularını anlatmanın en iyi yolu yazmaktı. Aynı zamanda bu onun için dünyanın yorucu atmosferinden bir an olsun sıyrılıp, soluklanmanın en güzel yoluydu. Edanur’un en büyük hedefi, kendini daha çok geliştirerek Batı Trakya Türk Edebiyatına katkıda bulunmak ve gelecekte iyi bir şair olmak.

Yanya Sokakları

Yanya sokaklarında yürüyorum.
Ellerim cebimde.
Sırtımda yalnızlığın, ağır yükü.
Bir anne şefkati ile kucaklıyorum,
Göğsüme dalga dalga vuran yeli.
İç kaleden aşağıya sallandırıyorum ayaklarımı.
Karşımda,
Gözlerin kadar muazzam,
Bir göl manzarası.
Fonda senin sesin.
‘Hoşça kal’ diyor.
Yanlış akortlara basa basa çalıyorum sevdiğin şarkıyı.
Ardımda, yıllanmış top mermileri.
Aklımda, Nazım’ın sözü:
‘Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın’
Büyük bir ciddiyetle yaşıyorum, bugünü.
Avucumun içinde,
Minik bir serçe misali sıkı sıkı tuttuğum,
Çay bardağı.
Solumda,
Martılara simit atan dayı.
Ve başımı kaldırdığımda,
Tüm çıplaklığı ile önümde sele serpe yatan,
Masmavi gökyüzü.
İçimdeki yaşam isteğini bir hayli azdırıyor bugün.
Yanya sokaklarında yürüyorum.
Ellerim cebimde,
Sırtımdaki çuvala,
Yalnızlık yetmezmiş gibi bir de sensizliği yüklüyorsun,
Öpülesi ellerinle.
Bu defa gitmeler dökülmeyecek dilimden.
Gitmek istiyorsan, git.
Fakat,
‘Hoşçakallar’a sığdırmaya kalkma bizi.
Bilirsin,
Ele avuca sığmayız seninle.
Biz,
Sürahide su olsak, taşar.
Taş olsak, bölünürüz ortadan ikiye.
Gördüğüm gibi,
Ayrılıklar,
Her dilde aynı anlama geliyor işte.
Olsun,
Yine de sen bunları düşünme.
Olur öyle şeyler dünya üzerinde.
Yanya sokaklarında yürüyorum.
Ellerim cebimde.
Sırtımda yalnızlığın yükü.
Payıma sensizlik düştü, bugünkü çekilişte.
Olsun,
Olur öyle şeyler dünya üzerinde.
Sen oturup, bunları düşünme.
Bak hava ne kadar güzel.
Su ne kadar berrak.
Kuşlar, çocuklar kadar şen şakrak.
Yanya sokaklarında yürüyorum.
Ellerim cebimde.
Bir soğuk yel vuruyor,
Bazı bazı nefesini üflediğin enseme.
Yaşıyorum işte,
Hem de büyük bir ciddiyetle.
Seninle ya da sensiz,
Gökyüzünün maviye bulanan gölgesinin serinliğinde.