New to site?


Login

Lost password? (X)

Already have an account?


Signup

(X)

[İnci OKUMUŞ]

11
Nis 2016

İnci OKUMUŞ

inci-okumus

1971 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni Doktora derecesiyle tamamladı. Hâlen İnşaat sektöründe kurduğu firmada Genel Müdür olarak görev yapmaktadır. Profesyonel yazı hayatına 1988 yılında başladı. Alanında birçok ödülleri bulunan İnci Okumuş, Hürriyet GAP, Milat vb ulusal gazetelerde makale ve denemeleri; Dolunay, Gençliğin Sesi, Seviye, Milli Kültür, Yeni Ufuk, Güneysu, Külliye, Tebessüm, Harman ve Esma‘ül Hüsna vb kültür, sanat ve edebiyat dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır. Geleneksel Dolunay Şiir Şöleni etkinliklerinin tertip heyetinde yer almıştır. Şiir alanında neşrolunmuş iki adet ve neşriyata hazır üç adet eseri bulunmaktadır: Eserleri; Düğün Gönle Kurulur (Dolunay Yayınları 1999), Aşkın Elif Hâli (Kumrum Yayınevi 2013).

 

Acı Bir Şarkıdır Göç, Dilleri Kanatan…

Duvardaki çatlaklar gibidir artık zaman
Sızar durur baharsız dağlardan
Birbiri üstüne devrilir ikindiler
Bir ıstırap şelâlesi akar dudaklardan
Acı bir şarkıdır göç, dilleri kanatan…
Terk ediş bir istasyondan değildir artık
Uğurlayanı olmaz bu uğursuz gidişlerin
Solgun, bedbaht ve kimsesizdir yarınlar
Sesi silinmiş ağıtlarda, izi kalır gülüşlerin
Suskun bir haykırıştır göç, yürekleri acıtan…

Yollar kötürüm olur geçtiği yerde
Yürekler bir yaprak gibi dökülür
Göçenler derde kalır göçtüğü yerde
Hüzünler bir yağmur gibi sökülür
Fışkın bir ateştir göç, canları yakan…

Şu göçte böyle aktığına bakma sen gözlerin
Kör bir kuyu gibi içimize bakar kanayan yaralar
Her nefeste kaynar kıyametin isyanları
Bir hançer gibi saplanıp durur hatıralar
Veremli bir hasrettir göç, geçtikçe inleten…

Şu ıstırap ülkesinden başka
Varacak yerleri mi var, göçmen kuşların?
Zifiri her kaçışta, kim tutabilir hesabını
Yürekten yüreğe vuran kışların?
Savuran bir rüzgârdır göç, kendi başını yitiren…
Tarihin zalim yüzündedir şimdi o kara mühür
Kalanlar kalır, göçenler mahzun göçer bu yüzden
Kendi kalbine basa basa yürür her mağlup
Bir yıldız gibi kayar  ve söner, hüzünden
Çaresiz bir türküdür göç, her nefeste yakılan…

Kışın ayazı gibidir artık zaman
Vurup geçer baharsız dağlardan
Birbiri üstüne devrilir şu gök kubbe
Bir ıstırap şelalesi akar dudaklardan
Acı bir şarkıdır göç, dilleri kanatan…

Etiketler:

    Benzer Yazılar
    Yorum yap

    Yorum yap