New to site?


Login

Lost password? (X)

Already have an account?


Signup

(X)

[Cahit Koytak]

11
Nis 2016

Cahit Koytak

cahit-koytak

1949’da Erzurum’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Fakültesini 1974’te, Kimya Yüksek Mühendisi olarak bitirdi. 6 ay kadar mühendislik, sonraki 20 yıl boyunca da değişik alanlarda ticaret yaptı. 1994 – 2009 arası bir özel T.V. kanalında sinema ve belgesel yayınını  yönetti. İlk şiirleri 1971 yılında Diriliş Dergisi’nde, sonrakiler, Kelime, Yöneliş, Yedi İklim, Kayıtlar, Gergedan, Defter, Kaşgar, Hece, Yansıma, Le Poete nTravaille, Kitaplık, Kırklar, Anlayış, BirNokta, Yeniyazı v.b. dergilerde yayınlandı. Seksenli yıllarda başlayarak, İngilizceden, Fransızcadan çeviriler yaptı. Frantz Fanon’dan çevirdiği ‘Siyah Deri Beyaz Maske’ isimli kitapla, TYB tarafından 1988’de,‘Yılın Mütercimi’ ödülüne layık görüldü. 2005 yılı Kırım’da Türkî Cumhuriyetleri şairlerinin katıldığı ‘Türkçenin Şiir Şöleni’nde, Ahmet Yesevi Şiir Büyük Ödülü verildi kendisine. 2014 yılında, 19 Mayıs Üniversitesi tarafından kendisine fahri doktora verildi. 2009’dan başlayarak 5 yıl boyunca, bir günlük gazetedeki köşesinde şiir yayınladı. Halen, ‘serbestiyet.com’ isimli internet gazetesinde, yayınlıyor şiirlerini. Yayınlanmış  şiir kitapları: İlk Atlas (1990, 2011); Gazze Risalesi  (2009,2014, 2014, 2014); Yoksulların ve Şairlerin Kitabı I  (2010); Yoksulların ve Şairlerin Kitabı II  (2010); Yeni Başlayanlar İçin Metafizik (2011); Cazın Irmakları (2012);  Ölüme Çare / Şen Maneviyat (2013); Dudakta Bekletilen Şarkılar (2014)

COĞRAFYA 

I

Acı ırmak olmuş akıyor,

Korku ırmak olmuş akıyor,

Ölüm ırmak olmuş akıyor,

Irmak, tanrısını arıyor,

Tanrı, kitabını yazıyor,

Yazdıkları ne akla,

Ne yüreğe sığıyor.

Ve merhamet,

İnsanda belbağlanan merhamet,

Feri gitmiş bir ateş,

Irmağın kıyısında

Piknikçilerin bıraktığı…

Feri gitmiş bir ateş

Ya da tumturaklı, müptezel

Bir tweet internette,

Yaraları sarmaya

İsini, dumanını gönderen…

II

Ay ışığı iyi gelir

Kapanmayan yaraya.

Ay ışığında gözyaşı

İyi gelir,

Bir damla,

Bir kaç damla

Ve hüzünlü bir tebessüm

Dudağın kıyısında…

Deşer gibi kendi anasının karnını

Bugün, insanoğlunun

Aklının ucuyla

Ve kazma dişleriyle açgözlülüğün

Delik deşik ettiği,

Üstünde tepindiği bu öksüz coğrafyada

Kan çanağı bir göğe batırarak fırçanı,

En derin oyuğundan başlayıp,

Kül rengi gelecekle boyarken

İnsanı ve doğayı,

Sen ey yüce şiir sanatı,

Sen ey yersizlerin yurtsuzların vatanı,

Dudağının kıyısında, evet,

Biraz acılı bir tebessüm

İyi gider, pek iyi

Ve pitoresk –

Büsbütün örtmez belki,

Ama biraz olsun gölgeler

Senin gül yüzüne sıçrayan

Azgın insansızlığı, azman insansızlığı,

Orantısız vahşeti,

İnsan denen o içrek tanrısallığa,

O Tanrı soluğuna

Kötü kokular, müfsit mayalar katan

Şu kronik çürümeyi,

Ontik metastazı…

Hekimler, kanser için ararken,

İnsanda alçalmaya,

İtleşmeye, kurtlaşmaya

İyi gelen ilacı da bulurlar

Diye dua ediyorum bir yandan,

Bir yandan da, ben kendim,

Okşayarak başını içimdeki yangının,

Uyuşturmadan onda diriltici acıyı,

Yaratıcı sancıyı,

Kanadının ucuyla yaşlı, yanık şiirimin

Ve kopuk telleriyle sazımın

Resimler çiziyorum şimdiden

Yıkık duvarlarına, insan kalbinin,

Eskizler yapıyorum,

Tutuşup yanmak için gün sayan

Daha esrik, daha saf, daha deli

Ve taşları, duvarları,

Dinleri, dilleri, ırkları aşıp,

Kalpleri tutuşturan

Daha büyük kanatlı yangınlar için.

Resimler yapıyorum,

Dünyadaki bütün yoksulları,

İnsandaki bütün yoksullukları

Yepyeni bir varolma hasretiyle

Kucaklayan göklere,

Resimler yapıyorum

Kansız geleceklere,

Kinsiz geleceklere,

Sonsuz geleceklere…

Etiketler:

    Benzer Yazılar
    Yorum yap

    Yorum yap