New to site?


Login

Lost password? (X)

Already have an account?


Signup

(X)

[Bâki Ayhan T.]

11
Nis 2016

Bâki Ayhan T.

baki-ayhan

1969’da Adana’da doğdu. Marmara Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. 1989’dan sonra aynı bölümde master ve doktora yaptı, doçent oldu.

2000’lerin başlarından itibaren Milliyet Sanat, Hürriyet Gösteri, Virgül, Kitap-lık, Mühür, Özgür Edebiyat, Yasakmeyve gibi dergilerde sürekli olarak yazdı. 2006-2011 arasında Yapı Kredi Yayınları Şiir Yıllığı’nı hazırladı. Akademik makale ve kitaplarında Bâki Asiltürk imzası var. İlk ciddi şiiri “Mandolinli Kız”, 1985’te Milliyet Sanat dergisinde yayımlandı ve Milliyet Genç Şairler Antolojisi’ne seçildi. Şiir dergisi Budala’yı (27 sayı) çıkardı (1997-2004). 2003 yılı sonlarında bu dergide “Soylu Yenilikçi Şiir” başlıklı manifestosunu yayımladı. Şiir kitapları: Hileli Anılar Terazisi, Can Yay., 2001; Uzak Zamana Övgü, Can Yay., 2003; Fırtınaya Hazırlık, YKY, 2006; Kopuk, YKY, 2011; Hayat ve Hayal Müzesi: Toplu Şiirler, YKY, 2015; Bilet Geçmez Gemisi, YKY, 2015 (Hayat ve Hayal Müzesi içinde).

YÜZYILLARIN GÖÇEBESİ

akşamdır yahut gecenin ucu

bilinmeyen zamanların bilinen uğultusu

savrulur rüzgârda karla karışık yağmur

her şey karışıp sarışır birbirine

bakmadan görebilirsin göçebenin masum suçunu

yersiz yurtsuz

yabani bir sözcüktür sözlüklerden kovulmuş

kurtların yoldaşı

kuşların arkadaşı

yağmur kardan ayrılır gider kendi yoluna

dağlara uğrar, kuytuların kalbine dolar

kimseden ayrılamaz o göçebe zaten ayrı

rüzgâr ıslatır yalnız yolcuyu sonsuz ıslak

fırtınaya döner zamanın dalgaları

gök durulmaz yer durulmaz yoldaysan durulmaz

yalnız yolcu

ne kadar yürüsen de gökten yere varılmaz

dağılır gider herkes gidecek yeri vardır

kalır, yürüyecek çok yer var ki bundan

yeri yoktur göçebenin gidecek

yola vuran ışık yola vuran yağmur yola vuran hayat

kalabalıklar içinde silik bir yüz çizgisi

belki de solgun ezgisi unutulan zamanların

ne kadar değişse ayaklarının altında taş toprak su

ateşe varır en son göçebenin ruhu

kargayla güvercin boşlukta birbirine karışır

kanat çırpışları göçebeye selam sanki

güvercin geçmişe karga geleceğe haykırır

bir ateş bulutun içinden geçiyor gibi

göçebe göğe bakar yere bakar yerden göğe

bir şey yükselir alçalır düşer bir şey

bunu ancak ışıkta yeri olmayan anlar

yüzyılların göçebesidir bazı ruhlar

 

Etiketler:

    Benzer Yazılar
    Yorum yap

    Yorum yap